BAZI ERKEK ARKADAŞLARIMA...
Bu şiir karşılaştığım erkek arkadaşlarımın bir iz düşümüdür. Bir sızı düşümüdür. Misafirim çok olur. Günlerce ben de kalan arkadaşlarım da olur...Zira yarin yanağından gayri herşeyimi paylaşmaya açınca her acıyı da ağırlamaya başladım.
Sevgilerde de kazalar oluyor ama ne yazık ki sevgi kazalarından dolayı ölümler azdır.Daha çok kıvrananlar çoktur. Eşinden ayrılan yaşça büyük arkadaşlarımın trajedilerine ve felaketlerine tanık oluyorum. Ya da evlenmek üzere yola çıkan arkadaşlarımın yenilgilerine...
Ve bu yenilgiler kişinin kavgasını verdiği ideolojinin de rengini etkiliyor. İslamcı olduğunu belirten arkadaşlarıımda ne yazıkki Birey-Kişi-Ben ögesi silik, ama bir Gruba ideolojiye ya da kavgaya ait olma ögesi yüksek. Herkes bir başkası aslında dedirttiriyorlar bazen bana.Kimse kendisi değil gibi duruyorlar karşımda. Bu da ilişkilerini etkiliyor.
Bu tarz İslamcılığı tercih etmiş arkadaşlarda İnsana değer vermek yok, İnancın İdeolojik kurumuna ve kavgasına değer vermek var.
Devrimci takılmak demek reel piyasa ortalamasında Ütopik dursa da RUHSUZ-DUYGUSUZ-YIRTICI-DEDİĞİM DEDİK takılmak demek değildir.
İnsan, islamcıların arasında eriyor.Gördüklerim bu.Elbette kişiler üzerinden konuşunca nice değerli abimiz kardeşimiz olduğunu ve onların İNSAN UNSURUNU harcamadıklarını görüyorum ama...
Ama'sı şu: Allah'la oyalanılmamasını , Vahyin bir işaret parmağı olduğunu unutmamalarını, Kitabı okumakla Kitabist olmanın farklı şeyler olduğunu, Bu dinin sadece KEMALİST LAİK kesime karşı çıkma eylemlerinden ibaret olmadığını, insan denen, ruh denen bir şey olduğunu unutmadan yaşamalarını HAYKIRIYORUM TÜM KAYBEDEN ARKADAŞLARIMA..
Ben bir çay demleyip sabahlara kadar dinlerim TÜM YARALARI...
Tüm sabah namazlarımızda BİZİ DOSDOĞRU YOLA İLET' de deriz Rabbe ama Buna talip olmanın bir yeterliliği de olmalı di mi?
Ama ne olur artık YARA'lanan acemi Kaplan'ları oynamaktan vazgeçelim. Dışarıda ağzımızın içine bakan , yalnız , mustazaf ve dengesini şaşmış bir HALK ve ÇAĞ var...
Biz varız herşeyden önce.
Eşlerinize ve aile bireylerinize- sevdiğiniz kızlara Dayılık taslayıp, Dışarıdaki insanlara ise Tatlı dilli Davetçiyi oynamaktan dolayı kaybediyor olmayasınız Kalplerinizi??? Sadece soruyorum.Lütfen!
Anne ve Babalarınız geleneksel ve avam olabilir, ama neden hepimiz kavgalıyız onlarla? Üstelik kavgalarımız Şirk kavgası da değil..Tipik aile içi çatışmaları...
Sekülerize olmayacağız derken bu Politize olmakta nedir Allah'aşkına!!!
Mevsimlerden bile haberiniz yok,farkında mısınız? Vahiy=Kur'an zannediyorsunuz! Sahi İnsan nedir hayatınızda? Siz ayrılmayı ne sandınız? Ya da bırakılmayı?...
Ne olur KENDİNİZE DÖNÜN ARTIK!
(kayıpkentli)
beni k/oydun, gittin yabancı bir hayata
bir yabancı oldun o yalancı hayatta
ölmedim.güz kaldım!
yapraklarını ören bir mevsimim şimdi
sen yoksun kışım bile yangın
yangınım soğuk
üşüyor ateşler
Ne sandın ayrılığı?
Yolları ayırmayı ne sandın?
bırakmayı ne?
bırakılmayı?
iki kere kül'düm senden sonra
biri zaten sen yoksun..
diğeri kendime: yeniden dirilmek için
dirilmek ve kısa kelimelerle uzun bakabilmek için.
uzun kelimeler kuran kör insanlığa inat!
İnsan dostlarına kısa,yabancıya uzun konuşur ya!
insanın kendisine olan yolculuğudur biraz da ihanet!
ve bütün kazalar tek bir tabelayı gösterir
kendine dön!
dön ve bak sen nesin? nerdesin? kimlerlesin?
Seni sana ne anlatır?
Hangi şarkı? Hangi amin?
Nedir bu dağılarak yaşamak ta böyle?
sen senden öte neye bölündün ki böyle?
nedir toplanmayan insanın kalbinde?
Haykır kendine:
Allah'ın bütün derdi ben iken; benim Bütün derdim Allahtı!?
Allah'la unuttum kendimi. Allah'la oyaladım!
Allah yarattığı her "ben"le özel olarak ilgilendi madem;
din(i)dar olma o halde bütün benlerin ortak dili: bizdâr ol!
aşkın ,kentin,karanlığın,ülkenin,insanın peşinden giden, EY!
niye şaşırıyorsun ki?
Kentlerde insan harcanır!
Yollarda ise büyür!
yol açık...
yola çık!
Sana riyazet değil, ziyaret teklif ediyorum,ey ruhundan bıçaklanan!
Kalk çal kapını.Ben döndüm de!
dön...ben yurduna!
Çağır ordan bizi
Aşka, Vicdana ve Yaşamaya...
KAYIPKENTLİ..18.10.2009 Kıztaşı-İst 21:22