DOSTLUK ÜZERİNE
3/6/2009 • Kategori: Genel
Dostluk Üzerine
Daha sonra bir genç ilerledi ve: “Bize,” dedi, “dostluktan bahset”
O da cevap verdi:
Dost, tatmin edilmiş ihtiyaç demektir. O, sizin sevgi ektiğiniz, şükran biçtiğiniz tarladır. O, sizin maidenizdir (sofranızdır) ve ocak başınızdır. Çünkü siz ona aç olarak gelir ve huzura kavuşmak için ona başvurursunuz.
Dost size kendi fikrini anlatınca içinizden gelen “hayır” veya “evet”i ondan esirgemeyiniz.
Dost susunca, kalbiniz, onun kalbini dinlemeye devam etsin. Çünkü dostluk âleminde bütün düşünceler, arzular, ümitler, sözler doğar, paylaşılır ve bunların sevinci alkışlanmadan yaşanır.
Dostunuzdan ayrılınca kederlenmeyin! Çünkü onun en çok sevdiğiniz cepheleri ayrılık içinde daha iyi görünür, nasıl ki dağa bakan kimse onu tırmanırken değil, fakat ovadan bakarken çok daha iyi görünür.
Dostluktan, ruhun derinleşmesinden başka bir şey beklemeyiniz. Çünkü kendi sırrının açılmasından başka bir şey beklemeyen sevgi, sevgi değildir; ortaya atılan ve yalnız faydasız her şeyi yakalayan ağdır.
Sende en iyi neyse, dostuna onu ver. Dostun, hayatındaki yalnız cezri tanıyorsa, ona bir de hayatının meddini tanıt! Yoksa vakit öldürmek için aranan dost, bir hiçtir.
Dostu yaşanmaya değer saatler için seç. Çünkü onun vazifesi, ihtiyacınızı karşılamaktır, boşlukla karşılaşmak değildir.
Dostluğun tatlılığında kahkahalar çınlasın ve bahtiyarlıklar paylaşılsın. Çünkü kalp, küçük şeyler üzerindeki şebnemlerle sabahını bulur ve taze can kazanır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır